Bir sabah, uyanıp aynaya baktığınızda karşınızdaki insana "Bugün de her şey harika olacak!" demek, bazen en büyük motivasyon kaynağınız olabiliyor. Oysa iş hayatı, bazen o aynadaki yansımanın bile gülümsemesini zorlaştırabiliyor. Görevlerin üst üste yığılması, beklenmedik sorunlar ve bitmek bilmeyen toplantılar... Sonunda, motivasyon kaynağınız olan o enerjik hal, yavaş yavaş yok olup gidiyor. Peki, bu durumda ne yapmak lazım?
Sürekli aynı rutinde kaybolup gitmek, bir süre sonra can sıkıcı hale gelebilir. Her gün aynı saatlerde işe gitmek, aynı yüzlerle muhatap olmak ve benzer sorunlarla başa çıkmak, insanı yavaş yavaş ruhsal olarak tüketebilir. İşte bu noktada, küçük değişiklikler büyük farklar yaratabilir. Mesela, ofiste bir gün bir arkadaşınızla kahve içmek yerine, yeni bir kafe keşfetmeye ne dersiniz? Ya da belki de yeni bir şeyler öğrenmek için bir online kursa katılmak? Hem zihni tazeler hem de motivasyonunuzu artırır; bunu garanti edebilirim.
Bir de bu işin sosyal yönü var tabii ki. İş arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizi güçlendirmek, motivasyonunuzu artırmanın en eğlenceli yollarından biri olabilir. Birlikte gülmek, stres atmak ve belki de ofis dışında bir etkinlik düzenlemek, tüm ekip için canlandırıcı bir deneyim haline gelebilir. Unutmayın, iş yerinde dostluklar kurmak bazen en zor anlarda bile sizi ayakta tutabilir.
Tamam, şimdi de hayal edin... Bir gün patronunuz, "Herkes bir araya gelsin, yarın bir motivasyon toplantısı yapıyoruz!" dedi. İçten içe bir kaygı sarmalanır insanı. "Acaba ne anlatacaklar?" diye düşünürsünüz. Ama işte o gün, patronun sıkıcı sunumları yerine bir oyun oynamak ve ekip olarak birlikte eğlenmek daha çok işe yarar. Motivasyon kaynağınızın aslında o oyunlardan ve eğlencelerden geçtiğini fark ettiğinizde, işinize olan bağlılığınızın da arttığını göreceksiniz.
Bir başka açıdan bakarsak, kendi iç motivasyonunuzu bulmak da çok önemli. Kimi zaman, kendi kendinize sorular sorarak başlamanız gerekebilir. "Benim bu işi yapmaktaki amacım ne?" veya "Gelecekte nerede olmak istiyorum?" gibi sorular, sizi daha büyük bir hedefe yönlendirebilir. Ama unutmayın, bu soruların yanıtları zamanla değişebilir. Yani, bir gün bir şey istiyorsanız, ertesi gün başka bir şeye yönelmekte özgürsünüz. Önemli olan, bu süreçte kendinize karşı nazik olabilmek.
O iş yerinde bir gün birden bire "Bugün motivasyonum sıfır!" diye hissediyorsanız, hemen pes etmeyin. Kendinize bir mola verin, derin bir nefes alın ve biraz dışarıda yürüyüş yapın. Doğanın içinde kaybolmak, belki de aradığınız ilhamı bulmanızı sağlayabilir. Hatta belki bir kuşun cıvıltısı veya bir çiçeğin rengi, güneşin ışığıyla birleşerek içinizdeki motivasyonu yeniden ateşleyebilir.
Belki de en önemli şey, motivasyonu korumak için sürekli kendinizi motive etmenin yollarını aramak. Bir zamanlar bir arkadaşım, "Her gün kendime bir ödül veriyorum," demişti. Küçük bir şey bile olsa, günün sonunda kendinize bir ödül vermek, o anki yorgunluğu unutturabilir. Bir kitap, bir film veya sevdiğiniz bir tatlı... Bazen en basit şeyler bile, motivasyonunuzu yeniden kazandırabilir.
Sonuç olarak, kariyerde motivasyonu korumak, sürekli bir çaba ve irade gerektiriyor. Kimi zaman düşüşler yaşanacak, kimi zaman zirvelere çıkılacak. Ama en önemlisi, bu yolculukta kendinizi kaybetmemek. Her anın tadını çıkararak, küçük şeylerle büyük mutluluklar yaratmak... Çünkü en nihayetinde, kariyer sadece bir iş değil;
Sürekli aynı rutinde kaybolup gitmek, bir süre sonra can sıkıcı hale gelebilir. Her gün aynı saatlerde işe gitmek, aynı yüzlerle muhatap olmak ve benzer sorunlarla başa çıkmak, insanı yavaş yavaş ruhsal olarak tüketebilir. İşte bu noktada, küçük değişiklikler büyük farklar yaratabilir. Mesela, ofiste bir gün bir arkadaşınızla kahve içmek yerine, yeni bir kafe keşfetmeye ne dersiniz? Ya da belki de yeni bir şeyler öğrenmek için bir online kursa katılmak? Hem zihni tazeler hem de motivasyonunuzu artırır; bunu garanti edebilirim.
Bir de bu işin sosyal yönü var tabii ki. İş arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizi güçlendirmek, motivasyonunuzu artırmanın en eğlenceli yollarından biri olabilir. Birlikte gülmek, stres atmak ve belki de ofis dışında bir etkinlik düzenlemek, tüm ekip için canlandırıcı bir deneyim haline gelebilir. Unutmayın, iş yerinde dostluklar kurmak bazen en zor anlarda bile sizi ayakta tutabilir.
Tamam, şimdi de hayal edin... Bir gün patronunuz, "Herkes bir araya gelsin, yarın bir motivasyon toplantısı yapıyoruz!" dedi. İçten içe bir kaygı sarmalanır insanı. "Acaba ne anlatacaklar?" diye düşünürsünüz. Ama işte o gün, patronun sıkıcı sunumları yerine bir oyun oynamak ve ekip olarak birlikte eğlenmek daha çok işe yarar. Motivasyon kaynağınızın aslında o oyunlardan ve eğlencelerden geçtiğini fark ettiğinizde, işinize olan bağlılığınızın da arttığını göreceksiniz.
Bir başka açıdan bakarsak, kendi iç motivasyonunuzu bulmak da çok önemli. Kimi zaman, kendi kendinize sorular sorarak başlamanız gerekebilir. "Benim bu işi yapmaktaki amacım ne?" veya "Gelecekte nerede olmak istiyorum?" gibi sorular, sizi daha büyük bir hedefe yönlendirebilir. Ama unutmayın, bu soruların yanıtları zamanla değişebilir. Yani, bir gün bir şey istiyorsanız, ertesi gün başka bir şeye yönelmekte özgürsünüz. Önemli olan, bu süreçte kendinize karşı nazik olabilmek.
O iş yerinde bir gün birden bire "Bugün motivasyonum sıfır!" diye hissediyorsanız, hemen pes etmeyin. Kendinize bir mola verin, derin bir nefes alın ve biraz dışarıda yürüyüş yapın. Doğanın içinde kaybolmak, belki de aradığınız ilhamı bulmanızı sağlayabilir. Hatta belki bir kuşun cıvıltısı veya bir çiçeğin rengi, güneşin ışığıyla birleşerek içinizdeki motivasyonu yeniden ateşleyebilir.
Belki de en önemli şey, motivasyonu korumak için sürekli kendinizi motive etmenin yollarını aramak. Bir zamanlar bir arkadaşım, "Her gün kendime bir ödül veriyorum," demişti. Küçük bir şey bile olsa, günün sonunda kendinize bir ödül vermek, o anki yorgunluğu unutturabilir. Bir kitap, bir film veya sevdiğiniz bir tatlı... Bazen en basit şeyler bile, motivasyonunuzu yeniden kazandırabilir.
Sonuç olarak, kariyerde motivasyonu korumak, sürekli bir çaba ve irade gerektiriyor. Kimi zaman düşüşler yaşanacak, kimi zaman zirvelere çıkılacak. Ama en önemlisi, bu yolculukta kendinizi kaybetmemek. Her anın tadını çıkararak, küçük şeylerle büyük mutluluklar yaratmak... Çünkü en nihayetinde, kariyer sadece bir iş değil;