- Konu Yazar
- #1
2025 yılına adım attığımızda, otomasyon dünyasında neler olacağını merak ediyor musunuz? Hani şu, “Bir tuşa basarak hayatımı kolaylaştıran şeyler” var ya, işte onların başında Zapier ve Make.com geliyor. İkisi de adeta hayat kurtarıcı, değil mi? Ancak, bu ikili sadece iş yükünü hafifletmekle kalmıyor, aynı zamanda yaratıcılığımızı da besliyor. Yani, sırf oturup bir iş yapmaktan bahsetmiyoruz, aynı zamanda zamanımızı nasıl daha verimli kullanacağımıza dair bir yolculuğa çıkıyoruz.
Otomasyonun yükselişi, özellikle uzaktan çalışma döneminde iyice belirginleşti. Herkes evden çalışırken, bir anda “Eyvah, bu kadar iş nasıl yapılacak?” düşüncesi kapladı zihinleri. İşte o anda devreye Zapier girdi. Hani o basit ama etkili entegrasyonlar… Bir e-posta geldiğinde otomatik olarak Notion’a kaydetmek, ya da Google Takvim ile Trello’yu birleştirip takvim hatırlatmaları almak. Hadi, bu kadarla da kalmıyor; Make.com’un sunduğu daha karmaşık otomasyon senaryoları, adeta bir sihir gibi. Hangi akıllı cihazınızla ne yapabileceğinizi düşünmeden geçemiyorsunuz.
Ama gelin görün ki, her şey sadece otomasyondan ibaret değil. İnsan faktörünü unutmamak lazım. Hani bazen otomasyonun da hata yapabileceğini düşünün… Tıpkı bir insan gibi, bazen yanlış anlıyor, bazen de “Ne yapıyordum ben?” diyerek duraksıyor. Burada önemli olan, bu teknolojilerin bize nasıl bir alan sunduğu. Yani otomasyon, sadece iş yükünü azaltmakla kalmıyor; yaratıcı düşünmemize de olanak tanıyor. Hatta bazen “Ya bu otomasyonu kullanmazsam, ne olur?” diye sormadan duramıyorsunuz. İşte bu noktada, belki de en büyük avantajı yaratıcılığınızı beslemek.
Otomasyon trendleri, 2025’te daha da çeşitlenecek. Düşünsenize, her şeyin bağlandığı bir dünya hayal edin. Akıllı ev cihazları, iş yerindeki uygulamalar ve sosyal medya platformları… Hepsi birbirine entegre. Ama bu noktada dikkatli olmakta fayda var. Hani bazen, “Bu kadar otomasyona gerek var mı?” diye düşünmeden edemiyor insan. Belki de her şeyin bir sınırı olmalı. Otomasyon, işimizi kolaylaştırırken, insan ilişkilerimizi nasıl etkiliyor? Bunu sorgulamak gerek…
Bu arada, yeni uygulamalar çıkmaya devam ediyor, değil mi? Yani, sürekli yeni teknolojiler, yeni araçlar. Hani “Ben bu aracı kullanırım, diğerleri bana göre değil” diyenleri biliyoruz. Ama şu bir gerçek ki, değişim kaçınılmaz. Belki de en iyi yol, birkaç otomasyon aracını denemek ve hangisinin sizin için daha verimli olduğunu görmek. Yani, her bir aracı deneyimleyerek, kendi iş akışınızı geliştirmek…
Sonuç olarak, 2025’te Zapier ve Make.com’un sunduğu otomasyon trendleri, sadece iş yapma şeklimizi değil, aynı zamanda nasıl düşündüğümüzü de etkileyebilir. Hani, günde birkaç saat kazanmak harika bir şey. Ama bu saatleri nasıl değerlendirdiğimiz de çok daha önemli. “Ya bu otomasyon işine biraz daha kafa yorsam?” diye düşünmeden geçememek lazım. Birbirine bağlı olan her şey, yaratıcılığınızı besleyebilir. Hadi, bu fırsatı kaçırmayın…
Otomasyonun yükselişi, özellikle uzaktan çalışma döneminde iyice belirginleşti. Herkes evden çalışırken, bir anda “Eyvah, bu kadar iş nasıl yapılacak?” düşüncesi kapladı zihinleri. İşte o anda devreye Zapier girdi. Hani o basit ama etkili entegrasyonlar… Bir e-posta geldiğinde otomatik olarak Notion’a kaydetmek, ya da Google Takvim ile Trello’yu birleştirip takvim hatırlatmaları almak. Hadi, bu kadarla da kalmıyor; Make.com’un sunduğu daha karmaşık otomasyon senaryoları, adeta bir sihir gibi. Hangi akıllı cihazınızla ne yapabileceğinizi düşünmeden geçemiyorsunuz.
Ama gelin görün ki, her şey sadece otomasyondan ibaret değil. İnsan faktörünü unutmamak lazım. Hani bazen otomasyonun da hata yapabileceğini düşünün… Tıpkı bir insan gibi, bazen yanlış anlıyor, bazen de “Ne yapıyordum ben?” diyerek duraksıyor. Burada önemli olan, bu teknolojilerin bize nasıl bir alan sunduğu. Yani otomasyon, sadece iş yükünü azaltmakla kalmıyor; yaratıcı düşünmemize de olanak tanıyor. Hatta bazen “Ya bu otomasyonu kullanmazsam, ne olur?” diye sormadan duramıyorsunuz. İşte bu noktada, belki de en büyük avantajı yaratıcılığınızı beslemek.
Otomasyon trendleri, 2025’te daha da çeşitlenecek. Düşünsenize, her şeyin bağlandığı bir dünya hayal edin. Akıllı ev cihazları, iş yerindeki uygulamalar ve sosyal medya platformları… Hepsi birbirine entegre. Ama bu noktada dikkatli olmakta fayda var. Hani bazen, “Bu kadar otomasyona gerek var mı?” diye düşünmeden edemiyor insan. Belki de her şeyin bir sınırı olmalı. Otomasyon, işimizi kolaylaştırırken, insan ilişkilerimizi nasıl etkiliyor? Bunu sorgulamak gerek…
Bu arada, yeni uygulamalar çıkmaya devam ediyor, değil mi? Yani, sürekli yeni teknolojiler, yeni araçlar. Hani “Ben bu aracı kullanırım, diğerleri bana göre değil” diyenleri biliyoruz. Ama şu bir gerçek ki, değişim kaçınılmaz. Belki de en iyi yol, birkaç otomasyon aracını denemek ve hangisinin sizin için daha verimli olduğunu görmek. Yani, her bir aracı deneyimleyerek, kendi iş akışınızı geliştirmek…
Sonuç olarak, 2025’te Zapier ve Make.com’un sunduğu otomasyon trendleri, sadece iş yapma şeklimizi değil, aynı zamanda nasıl düşündüğümüzü de etkileyebilir. Hani, günde birkaç saat kazanmak harika bir şey. Ama bu saatleri nasıl değerlendirdiğimiz de çok daha önemli. “Ya bu otomasyon işine biraz daha kafa yorsam?” diye düşünmeden geçememek lazım. Birbirine bağlı olan her şey, yaratıcılığınızı besleyebilir. Hadi, bu fırsatı kaçırmayın…